Feng Shui
Sevgilileri ya da eşleri tarafından başka bir kadın için terkedilen cepleri dolu, ellerinde kadın dergileri; "Beni
Nicole Kidman'a veya Demi Moore'a benzet" olmadı Angelina Jolie'nin fotoğrafını tedariklenip göğüslerine silikon, burunlarına törpü,dudaklarına ya da orasına-burasına botox yaptırmak için estetikcerrahların kapılarında kuyruk olan kadınları biliyorduk. Akılları sıra revizyondan geçtikten sonra eşlerinin ya da sevgililerinin geridöneceklerini düşünüyorlar. Adamını elinde tutamayan ya da doğru adamı bulamayan bu tür kadınların son çaresi ise "Mutsuz kadınların dini.." anlamına gelen Çinlilerin icad ettiği Feng Shui oldu. Bu Feng Shui meselesi birkaç yıldır var, ama bilen de pek fazla değil. Zengin kadınlar bu tür şeyleri hem takip eder hem çabucak öğrenirler. Bu Çin icadı Feng; adamı ya da kendini değiştirmek yerine evin orasını-burasını değiştirme durumu oluyor bir nevi. Bunların renk anlayışları da farklı. Örneğin Sarı.. Gay'lerin favori rengiymiş. Yeşil.. Ferah ve saflığın simgesi. Nazik olmalarına karşın tutkulu değillermiş. Siyah.. hafif sapık bir seks anlayışına sahip,sadist ve mazoşist hareketlerden hoşlananların rengiymiş. Kırmızı.. kolay tahrik olan sınır tanımayan, cömert partnerlermiş. Beyaz.. Doğallık konusunda katı kuralcı, abartılardan kaçınan, gün ışığında seks yapmayı tercih edenler.. Kahverengi.. Hisleri gel-gitle dolu doğru eş, sevişmek için zamana ve özele ihtiyaç duyarlarmış. Gri.. Kararsızinsanların rengi. Mavi.. Muhteşem seks partnerleri. Günahkâr, etkileyici ve partnerlerinin ihtiyaçlarına karşı duyarlı olanlar..
"Kırsal kesimdekiler ne yapsın?" derseniz, işte burda durmak gerekir. Hayatları boyunca babalarına, abilerine, kocalarına asi gelmeyen, karganın "çocuklarım olalı burnumu göme göme bok yiyemedim" dediği gibi doğurgansa çoluk-çocuğa karışan kadının şase kısmı bozuluyor, şakülü kayıyor, kocası kuma peşine düşüyor. Hoş çocuğu olmasa da bu defa "kısır" damgası yiyip kuma korkusu, özellikle de ilerleyen yaşlarda başlarına gelebilecek en kötü ve beklenen bir şey iken, bu kadınların da akıllarına karpuz kabuğu düşürdüler..
Geçtiğimiz günlerde Antalya'nın Alanya İlçesi'ne bağlı Çıplaklı Kasabası'nın belediye meclisinin eşleri rahatsız olan erkeklerin "kuma almasına destek" anlamında her türlü maddi ve manevi yardımın sağlanması oybirliği ile kabul edilince, Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Merkezi üyeleri bu olayı protesto edip suç duyurusundabulundular belediye meclis üyeleri hakkında. Buraya kadar herşey iyi, ancak dernek başkanı Hicran Hanım; "Yaşlanan (Buraya dikkat buyrun) hastalanan ya da işsiz erkeklerin eşleri de kendilerine erkek kuma alabilsin ve belediye para yardımı yapsın. İki erkeğe bakmak kolay mı?" diye buyurmuş. Buyurun burdan yakın! Eyvah ki ne eyvah!.. " Başımıza eşşek maslahatı yağacak" diyenleriniz olur elbette..
Eskiler; "Bağın taşlısı, karının saçlısı"tabirinden hareketle uzun saçlı kadınları tercih ederlerken "Saçı uzun, aklı kısa"
mealine dayanarak erkeklik hegemonyasını daha bir pekiştirmişler. Fakat yukarıdaki örnek bu hegemonyanın çatırtılarının duyulduğu anlamına geliyor ki, iki ya da çok karılı erkekler bundan böyle kuyruklarını jölelenmiş kedi kuyruğu gibi dimdik gezdiremiyecekler gibi görünüyor. Karılarından biri; "Herif sen yaşlandın, yatakta iş görmüyon, ben kendime kuma alacağım" derse o kuyruğu nerelere sığdırırlar bilmem..
Kuma isteyen erkeğe de, kadına da "Hastirin ordan" demenin yeri ve zamanı geldi de geçiyor sanırım..
1 yorum:
Elinize, dilinize sağlık. Ne güzel söylemişsiniz.
Yorum Gönder